
Uzun zaman aldı, belki günler; aylar geçti ama, deÄŸiÅŸen ÅŸeylerin en başında yine ben geliyorum bu hayatta…
Bu sefer pek inancım yok kaldığı yerden devam edecek diye ama, yine bir sevdaya kapıldım gidiyorum; tutan olacak mı bilinmez kolumdan?
Åžu an okulun klavyesinin sahip olduÄŸu harf dizinlerinden döküyorum bir biri ardına gelen aklımdaki bu cümleleri. Nedeni ise komik ve bir o kadar da basit; evdeki klavyem bozuk.. (: İyi ki de bozuk, anlatmak istediklerimi normalde anlatamaz iken; gel gelelim bozuk klavyeyle daha da bir ümidim kırılmış bir ÅŸekilde hevesim kaçıyor, iyi de oluyor denebilir…
Eskisi kadar uzun yazamıyorum ama, bugün yeni bir başlangıç olacaksa değmeli dedim kendi kendime. Ve değiyorda, çünkü kardeşim dediğim; kelimelerin kifayetsiz kaldığı birinin doğum günü bugün; bana kalsa her gün ama kendisi bu kadar ısrarlı davrandı.. (:
MeloÅŸ’um, ne kadar dememizi istemese de Melehat’ım iÅŸte..
İyi ki doÄŸdun ve iyi ki bizimlesin…
Åžu anda “2 ters, 1 düz..” surat ifadenle benden habersiz gülümsüyorsun belki ama, ben yanında olmasamda; hissettirmesemde yanındayım.. İyi ki doÄŸdun hissettirmediÄŸim!
Ve sevgili blogcularım, bana da iyi ki doğdun demeniz gerek; sanırım yeniden başlıyorum eskiye; yeni olan eskime!
Sevgilerle…
